27 Aralık 2024 Cuma

Konsept olarak 2024

Selamlar selamlar. Nasılsınız?? Ben süperim. Çok da sevmediğim iş arkadaşımın işe gelmediği,çok çalışmadığım, 3-4 kahve içtiğim,deniz kenarına yemeğe gittiğim bir gün idi. Şuan da çok güzel şarkılar dinleyip bu yılı düşünüyorum. Kendime bir 2024wrap(2024 dürümü)(neden wrap deniyor wrap-up'dan mı geliyordur? Toparla artık anlamında yani? Yani şuan yapmam gereken gibi?) yapacağım.

Bu sene benim için diğerlerinden açık ve net bir şekilde ayıracağım bir yıldı. İstesem de istemesem de olgunlaştığımı (ve belki de yaşlandığımı) hissediyorum. Daha önce hiç yaşamadığım olaylar yaşadım birazdan daha detaylı bahsedeceğim.

Bu senenin olaylarından bazı konseptler halinde wraplar geliyor. 


Konsept olarak: Herkesin beni sevmesi gerekmediği? Bazı insanların kişiliğimden bağımsız beni sevmeyebileceği? gerçeği

Bu sene bunu anladığım bir yıl oldu ve feci zorlandım dürüst olayım. Kendimi sorguladığım zamanlar da oldu. Çözüm bulmaya çalıştığım zamanlar da. Şuan bilgeyim ve durumu kabullendim (abart) Bazı insanlar da sizi sevmez.. Evet evet olabilir bu.. Belki sinir bozucusunuz belki her şeye atlıyorsunuz belki çok konuşuyorsunuz belki toksik bir neşeniz var belki de gözlüklü 1.64 hanımlardan hoşlanmıyordur.. Bilemezsiniz. Çözmek için son bir adım attım ve uzunnca bir konuşamama gerçekleştirdik. Eşimin de yardımıyla fena havalı laflar yazdım whatsapptan. (benim aklıma tartışırken havalı/anlamlı cümleler gelmiyor. Gece 2-3 gibi geliyor uykuya dalmaya çalışırken) Sonrasında karşı tarafın çözmeye inancı olmadığını anladım. kabullendim. Ve inanır mısınız büyüdüm bir anda :):):):) Son cümle şakaydı ama ilginç bir deneyimdi paylaşmak istedim




Konsept olarak: Yakın bir arkadaşınızı gencecik yaşta kaybetmek

Geçen yıl ilk defa yaşadığım bir olaydı ve hala da atlatabildiğimi düşünmüyorum.Atlatmak nedir gerçi bilmiyorum ama bir kayıp kavramıyla ilk defa bu kadar yakından tanıştım. Sindirmem uzun sürdü. Hücrelerime her gün işlemeye devam ediyor. Beyindeki sinapsların parlak parlak haberleşmesi gibi her işe gittiğimde düşünmeden edemiyorum. Acılı bir düşünme değil bu gerçi. Güzel anıları hatırlama, yad etme gibi. Güzel bir günü düşünüp gülümsemek gibi. Ben galiba atlatmışım bu olayı. Bir kaybı sindirmek böyle bir şeydir herhalde. İyi ki hayatımdan geçip gittin Ayşe. Seni sanırım hiç unutmayacağım. 




Konsept olarak: HAYIR demek

Bir yuhhh diyebilirsiniz ama sanırım bu sene ilk defa hayır dedim bazı şeylere.... Evet evet yaptım bunu. Kendim istemediğim bir şeylere başkası istiyor diye evet derim genelde. Çünkü mutlu olurum karşıdaki mutluysa. Bu sefer hayır dedim biraz içsel sorgulamalar yaşadım vs ama geçti gitti. Afferim bana. İyi yaptın kız. Umarım seneye daha çok hayır dersin.




Konsept olarak: Başkalarını ikna etmeye çalışmamak

Evet ikinci yuhumu alayım... Bu sene insanları ikna etmeye çalışmayı ve zorlamayı bıraktım.. İnanılmaz. Böyle yazınca okumayı söktüm yazmışım gibi hissettim. Aşırı basit ve insan ilişkileri 101 denebilecek bir şeyi bu sene ilk defa yaptım. Şimdi kendimi omzumdan öpeceğim. Birine bir şey teklif ettikten sonra ikinciyi sormuyorum artık. Ya da fikrimi sorduklarında saaadece fikrimi söyleyip çekiliyorum. Kendi hayatları. Kendi kararları. Neyim ben Mevlana mı?




Aklıma şimdilik bunlar geldi. Daha da geldikçe yazacağım. Genel olarak süper bir yıldın bence 2024. Teşekkür ederim her şey için. 

Şuraya neşeli bir şarkı bırakayım. 



Sizin bu sene karşılaştığınız konseptler var mıdır??

31 Mayıs 2024 Cuma

Are You Felling Gut?

 Selam,

Yeni kararlar alıp ilk uğradığım yer olan bu ücra köşeme geldim. Blog mlog kalmadı sanırım artık ama yazacağız bir şeyler.. Mecbur kalıyor insan bazen yazamaya. 

Nasıl gidiyor , her şey yolunda mı? Günde 20 farklı kişiye bu tarz sorular sormaya başladım. Bir şey paylaştıklarından değil ama cevap vermeden birkaç saniye önce duraksamalarından anlıyorum. E anlıyorsun ne oluyor diyebilirsiniz. Empati yapıp kendimi üzüyorum, ne yapayım. Galiba insan yaş aldıkça kendini üzecek şeyler denizinde kulaç atmaya başlıyor bilemiyorum.

Neyse asıl konumuz bu değildi. Benim için de her şey yolunda şu aralar. Cevaplayıp konuya geçeyim. 

Konu: Bağırsak sağlığı. Az önce bir belgesel izledim. Haftada en az 20-30 çeşit sebze tüketmekten bahsediyor. Bu Pazar pazara gidip bakacağım otuz sebze bütçemi ne kadar zorlayacak :D 
Onun dışında bağırsak sağlığının fiziksel ve ruhsal sağlığımıza etkisinden ve bu alanda yapılan deneylerden de bahsediyor. 

Aşırı sıkıcı geridönüş yazımı da böyle tamamlamış oldum. İnsan bazen yeni bilgiler öğrenip (boktan da olsa) heyecanlı heyecanlı paylaşmak istiyor.. Belgeselin ismi Hack Your Health: The Secrets of Your Gut idi. 

Sevgiyle kalınız, iyi bakterilerle kalınız efenim. 

7 Mayıs 2023 Pazar

Yorumlarda Çeyizime Aldım Yazan Kişileri Dövdüğüm Oda

Sabah sabah duvar yumruklamak ya da blog yazmak arasında kaldığım için buraya geldim,merhabalar...

Bir süredir sinirlendiğim şeyleri biriktiriyorum. Topluca buraya yazayım da bir seri olsun. Hem de blogu çok da sallamamış olurum diye düşündüm. 

Uyarı: yazıyı okuduktan sonra benim her şeye kolayca sinirlenen 1.10 boyunca Cafer isminde bir insan olduğumu düşünebilirsiniz ama yanılırsınız. Çünkü boyum 1.64 civarı. 

Sinirlendiğim Şeyler Sırasız liste


Her şirketin farklı kariyer SİTESİ olması ve üye olmak gerekmesi??!!?
Part 2 video bölen insanlar VE BAZEN PART2 Yİ DE YÜKLEMİYOLAR şrfszlr
21 gün şeker tüketmemeyi tavsiye eden insanlar SİZE NE BE TÜKETÇEM
Her gün 10 saat çalışmak zorunda olmak? İnanılmaz 28282 küsür yıldır bu gezegendeyiz abi çözün şu işi
Kış saati uygulamasına geçmememiz OF İNANAMIYORUM buna hâlâ
Şirketteki b*k gibi kahveler (vallahi ortadoğuyuz)
Dysonun bu kadar pahalı olması :( sanki aya çıkacak roket alcaz abartma dyson
Bayağı kelimesi... BEN BAYAA yazmak istiyorum ve bence ikisi farklı kelimeler olmalı

Pantolonlara CEP DETAYLI yazılması... CEP Bİ DETAY DEĞİL GEREKLİLİKTİR
Çikolataya bir şeyler ekleyip ÇİKOLATA YAPTIM diyen insanlar ... YAPMADIN ÇEŞİTLENDİRDİN ERİTİLMİŞ ÇİKOLATAYI BECERİKSİZ
Bitcoin paramın erimesi (dünden bugüne 27 kuruş zarardayım)

6yaşından büyük olduğum için beni tramboline almayan kadın..
Kapalı alanlarda telefonla konuşan insanlar. KAÇACAK BİR YER YOK SİZİ DİNLİYORUZ ayıb
Saçımın yıkadığım ilk günden kömür kokması : ( maalesef büyükşehir
Çorba ya da erimiş peynir çeşmesi olmaması hep tatlı şeyler çeşmesi olması
Bir daha hiç izlemeyecekleri şeyleri videoya alan insanlar -.- Müzelerde video açıp geziyolar mesela. NE ZAMAN GERİ DÖNÜP İZLEYECEKSİN O VİDEOYU
Magic kelimesinin macig diye okunması OF YA YAZILDIĞIN GİB OKUN YA OKUNDUĞUN GİBİ YAZIL
Tavuğu şöyle kes şunu şöyle koy diye emir verici kalıplar kullanan yemek tarifçileri SANANE NAPIYOSAM
Kariyerde çıkan, hangi sertifikalarınız var sorusu GARDAŞIM YAZIOR YA CVDE

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Şimdilik bu kadar yeter. Bu yazının gereksiz uzun olmasına da sinirleneceğim yoksa. 

Bir papatya çayı yapayım ve çeyizime aldım yorumlarını tek tek şikayet edeyim...

Bu da bu yazının şarkısı olsun.



İyi Haftasonları

18 Nisan 2022 Pazartesi

Adamım & İçsel sıkıntılar & Film yorumluyorum

 Bu inanılmaz flamenkovari giriş bende yazma isteği uyandırdı. GÜÜ NAAY  DIIINDINDINDINNN

Birkaç update ile geldim. BAHAR GELDİ. artık her şey güzel olacak gibi. İş yerinde bölüm değiştireceğim. Şimdiki bölüm şefi beni bırakmak istemiyor ama ben bırakmayı çokçokçok istiyorum. Bıktım çünkü. Diğer bölüm mükemmel mi gelecek ? yoksa beterin beteri var mıymış göreceğiz.. İçgüdülerime ve biraz tanıdıklarıma göre kötü olmayacak sonum . Bakalım .. Yaşayıp göreceğiz.

Galiba son kez gece vardiyasındayım. Biraz verimli geçirmek gibi planlarım var. Bir film izledim bile saat 11 buçuk. Biraz film hakkında fikirlerimi yazayım bloga kültür havası essin.

Gone Girl (2014) Yön. David Fincher



Öncelikle bu filmi bu kadar ertelememin sebebi önceden izlediğimi sanmamdı. Unutup gittiğimi düşünmüştüm. Ama akılda kalıcı bir filmmiş. Ay şuan aklıma geldi bu hafta kadın yönetmenlere ay da başrolde kadın olan filmlere odaklanayım. Konuyu dağıttım.. Galiba bu film hakkında pek bir şey yazasım yok. Güzeldi işte vaktiniz varsa falan izleyin. 

Filmlerle alakam şöyle; konusunu beğendiysem açıp izliyorum işte. Beğenmezsem atlayarak izliyorum. Bağ kurmuyorum, kötü çıkarsa hayal kırıklığına uğramıyorum böylece..

Bu konuyu da hızlıca geçip bir diğer filme odaklayayım.

Everything Everywhere All at Once (2022) Yön. Daniel Kwan, Daniel Scheinert



*film hakkında yorumum diğer paragrafta. Bu girişte içsel sıkıntılarımdan bahsediyorum geçebilirsiniz*

Pazartesi günüydü sıkılmıştım ve pmstim. İMDB'ye girdim ilgimi çekti konusu ve insanların yanında 'ben bugün sinemaya gideceğim' demiş bulundum.. Biraz kısık sesle söylemiştim kimse duymaz sanıyordum eşim dedi ki OO ARKADAŞLARIMIZA DA SÖYLE.. Sonra nasıl oldu bilmiyorum 7 kişi yemek yiyip bu filme girdik.. Kötü bir film olsa insanların hayatından 2 saat çalmış olacağım diye ilk yarım saat filme odaklanamadım. Sonra dedim siktir et zaten kendileri istedi. Eşim ve ben dışında herkes nefret etti. Biri malesef uyudu.. Diğerleri bir yerden sonra kahkahalarla hayata tutunmaya çalıştı.Sonuç olarak benim seçtiğim hiçbir filmi izlemeyecekler. Ama eğlendik.

Filme odaklanmak 6 insanı peşinizden sürüklememişken bile zor. Gerçekten her şey her yerde ve aynı anda geçiyor. Biraz fazla uzun, birkaç sahne fazla tekrar etmiş ve sonu fapfazla klişe.. Ama ben beğendim. Gerçekten kafa dağıtmalık bir film oldu benim için. İnsanların neden bu kadar yüksek puan verdiğini anlayamadım ama. 8,3 puan yeterli. İnsanlara önermem ama izlediğime mutlu oldum.

Bazen filmin içindeki bir cümle bile hoşuma gitmişse aha diyorum, bu filmi bu yüzden seçmişim demek..

Bence buralarda bitireyim. Yarın kahve dateine çıkıyorum kendimle oradan yazarım diğer yazıyı. 

Sevgiyle kalın & asla insanlara filme gideceğinizi sesli söylemeyin. 

Kader-Adamım. 

şaheser.....

14 Şubat 2022 Pazartesi

Meeeerhabalar ben bu yerlerden biriyim

Merhabalar tekrardan,

Dünden beri tekrar tekrar dinlediğim bir şarkıyı açtım ve bir şeyler yazmak geldi içimden.. 

Bu hafta gece vardiyasındayım, belki daha sık yazarım. Kim bilir. 

Minik bir özet geçeyim son bir yılıma dair; aileleri tanıştırdık, nişanlandım, evlendim. Kieve gittik balayına (anneme önce balayı tarihini sonra nikah tarihini söyledim :D Zamanda geriye gitsem yapmayacağım bi salaklık.. Kalbine indi kadının, 3 gün konuşmadı benimle)  ,şimdi savaş mavaş olabilirmiş Ukrayna'da, umarım olmaz, hala kedi sahiplenemedim, açılabilen çok güzel bir koltuk edindim, öğütücülü kahve makinesi aldım , istediğim bir şey olursa espresso makinesi de alacağım (kendime adak adadım?) , 2 çift ayakkabı aldım, kerevizli mercimek çorbası yaptım (hiç gerek yoktu) , 4 yıldır çalışıyormuş gibi hissettiğim işte 1 yılımı doldurdum, sayısız mesaiye kaldım,  bu mesailer için sayısız şikayetler ettim (yerine ulaşmayan) ,  hayal kuramaya devam ediyorum . para biriktiremiyorum, dün bir kitap bitirdim, çizim öğrenmeye çalışıyorum, belki seramik kursuna gideceğim, birazdan yoga yapacağım, kocama sevgililer gününde gül gönderdim, akşam yemeğine kısır hazırlayacağım.

Genel olarak böyle.. 

Bir iş görüşmesi yaptım. Sonucundan kaçıyorum, beynimde en gereksiz batırdığım detaylar var. Kendi kendime böylesi daha iyi belki diyorum ama NE BİLEYİM.. İnsan istiyor.. 

Genel olarak köpek gibi her şeye heyecanlandığım için sıkılıyorum kendimden. Şuan bile kalbim çarpıyor? Ruhuma kemik atsam kuyruk sallayarak uzaklaşsa biraz rahatlayacak.. 

Şimdilik bu kadar.. Şarkıyı bırakıp kaçayım. 

İyi pazartesiler (tabii böyle bir şey mümkünse)

21 Mart 2021 Pazar

Kuşlaar.. Sen kuşları boşveer EVLEER

Selamlar.. Kuşlara uydum ve burayı boşladım. Zaman o kadar hızlı geçiyor ki. Anlayamıyorum. 4 tane cuma yaşıyoruz ve maaşımı almış oluyorum. Düşününce bunda ne var diyeceksiniz ama işte hızlı. :) Alıştım iyice işe, sabah erken kalkıp kahve de içiyorum artık. Böyle bir sevgim (bağımlılık) olduğunu bilmiyordum kahveye ama ilk 2 ay uyku düzenimi tutturamadığım için içmemiştim. Büyük bir eksiklik.. Neyse şuan için ilişkimiz iyi. Çalıştığım yerde hep yaşıtım insanlar var ve onlara bile alıştım. Sabahları günaydınlaşıyoruz falan. Değişik geliyor bana. Hala kendimi stajyer olarak görüyorum bir de.. Ne bileyim. Kalıcı değil gibi hiçbir şey. Bir sürü hata da yapıyorum baya iyi öğrenmek açısından. Çalışma arkadaşlarımdan ikisi aşşırı gergin. Hatta geçen gün bir analiz olmuyor diye ağladı biri. Başlarda uğraşıyordum, konuşuyordum bazen olmaz falan diye. Şuan kaçıyorum sadece. Yether artık negatif enerji süngeri değilim sonuçta. Olsam bile kendimi sıkabileceğim bir lavabo yok. O yüzden sessizce kaçıyorum laboratuvarın öbür ucuna. Diğerlerine soruyorum napıyorsunuz diye. Prospektüs okuyorum ne işe yarıyor bu ilaçlar anlamak için. Gereksiz ama insan merak ediyor. 


Bunların dışında da mutluyum. Şehir değiştirmek, ev değiştirmek, ailemden uzaklaşmak, alışkanlıklarımın değişmesi üzerine korkularımın hepsi ilk haftada gitti. Şuna bağladım bunu; sevgilim de burada olduğu için yabancılık çekmedim. Yani evim oymuş. Evime gelmiş gibi hissediyorum onun yanında. Umarım böyle sürüp gider. Şuanki hayatımdan memnunum baya. 


Maaş almak feci güzel bir şeymiş. Her ay kendime saçma sapan harcama eşyası belirledim. Kalan parayı da yiyecek kıyafet için saklıyorum.  İlk ay aldığım saçma sapan eşyam xiaomi tartı ve saat. 
** Bu blog bir şayomi fanıdır**
Evdeki eşyaları tek tek şayomi olanlarla değiştirip akıllı ev yapacağım günü bekliyorum. Eve gelmeden önce süpürtecek ve kettle ı 94 dereceye ayarlatacağım. Kahve için. Sonra telefondan ışığın tonunu seçip kitap okuyacağım bir gün hayal ediyorum.. (bomboş hayaller) 


Bir de english centralden ders almaya başladım. Sevgilim camblyden alıyor ben hala fakir hissettiğimden dolayı pahalı geldi almadım. Ama memnunum. İyi ingilizce konuşuyor şimdiye dek hocalarım. Görüntülü konuşma gerginliğimin %4,5 civarı gitti diyebilirim. Başlarda nabzım 106ya çıkıyordu. Şimdi 90 civarı.. Elin Filipinlisiyle* konuşurken niye bu kadar heyecanlanıyorsun diyebilirsiniz. (*kinayedir). Bilmiyorum. Bilemediğim her şey geriyor beni. Neyse aşacağız bunları. Maviliklere falan da çıkacağız ya. Umarım çıkarız. 
Yaşar'dan müthiş bir şarkıya bitirmek istiyorum bu yazıyı. Siz kuşları boşverin. İyi günler.


21 Aralık 2020 Pazartesi

Değişik Bir Yazı

Merhabaa güzel haberlerle geldim. Benim artık bir adet işim var. Çifte mülakattan sonra bir de referans kontrolü yaptılar. 4 referansımı arayıp puanlatmışlar beni. :D Sanki NASA'ya giriyorum ya, neyse. Özel sektöre kendimi atmış bulunmaktayım artık tükettiğiniz birkaç ilaca ellerim dokunabilir :D (umarım dokunmaz) Taşınma telaşına daldık. Annem durup durup ağlıyor. Benim hiç gitmeyeceğimi düşünüyormuş içten içe :D Onu sakinleştirmekten kendim heyecanlanamıyorum. Arkadaşlarıma söylemeye başladım yavaş yavaş. Onlar da ağlıyor.. Komşulara söylüyorum. Ne yapıyolar tahmin edebilir misiniz? Evet,doğru,ağlıyorlar.. Tuhaf duygular içindeyim, normalde ağlayan bir insan gördüğümde moralim bozulur ben de ağlarım. Şuan gülüyorum, napayım sanki Ay'a gidiyorum. Düzceye yerleşeceğim alt tarafı,Ankara'ya 2,5 saat uzakta. 
İş için sağlık tetkikleri yaptırdım. Bir sıkıntı çıkmadı ama tetanos aşısından sonra yamuldum sol kolumu kaldıramadım 4 gün. Yukarıda yazdığım gibi toparlanıyorum yavaş yavaş. Muftaktan beğendiğim tencereleri,kupaları ve tost makinesini çaldım. Gözüme güzel gelen şeyleri atıyorum odama :D 23 yıldır ilk defa Ankara'da kutlamayacağım yılbaşını. Tuhaf ya , ne bileyim. 
Bir şeyleri eksik yaptım ya da unuttum hissi bırakmıyor yakamı bir de. Dost olduk,29 tane belgemi tek tek kontrol etmemi istiyor benden, hemen kontrol ediyorum. 
Garip hissediyorum yani, anlatamıyorum da. Değişik...