25 Kasım 2018 Pazar

Yetenekli dr Pol ve Yeteneksiz Ben

merhabalar nasıl gidiyor arabalar :)))

Feci canımın sıkıldığı bir pazar günü blog yazmayı özlediğimi fark ettim. Yazacak birkaç şeyim var o yüzden hızlıca yazıp kaçayım.

Okulun 3,78.döneminde falanım şuan ikinci,üçüncü ve dördüncü sınıftan dersleri alıp nahoş bir potpori yaptım.Ve gerçekten , bu üniversitelerin sistemini anladığım bir yıl oldu. bazı derslerin ikide bazılarının da üçüncü sınıfta alınmasının bir anlamı varmış ahaha mantıklı değil mi. Her neyse bir şekilde biraz ezber biraz çalışmayla halledebiliyormuşum gibi gözüküyor. Sınav sonuçlarım geldiğinde belki güncellerim yazıyı (muhtemelen güncellemem). Bugün güzel bir gün olacağa benziyordu. Sabah kahvaltıdan sonra Yetenekli dr Pol izledim ve hastalığı yüzünden uyutulmak zorunda kalan 12 yaşındaki kediye ağladım. Sonra da doğumda çok acı çeken ama yine de yavrusu doğunca gidip onunla ilginenen ineğe ağladım. Bu program benim için ağlama seansına dönüşmüyor normalde ama pmsken izlemek böyle etkiler yapıyor. Hiç izlemediyseniz aşırı tavsiye ederim dünya üzerinde tanımadan bu kadar sevdiğim çok az insan var. Diğer bölümlerin başlayacağı saate de alarm kurdum böyle bir bağlılık bu.

Sonrasında düdüklüde haşlanan yaklaşık üç kilo acı biber,domates,kapya biber karışımını kevgirden geçirip kaynattım. Kütle transferi dersi kadar acı ama ondan daha lezzetli müthiş bir sos oldu. Kıvamını ve miktarını çok sevmedim ama. Biberlerin çekirdeklerini çıkarıp rondodan geçirsem hem daha çok sos elde ederdim hem de ekmeğe sürülebilir olabilirdi diye düşünüyorum. Bu haliyle de sürülebiliyor ama tutunamıyor. (aynı benim gibi)

Son olarak hayata tutunma enerjisiyle beni şaşırtan orkidemden bahsedeceğim. Böyle bir azim görmedim. Bütün çiçeklerini korumaya çalıştı. Döktükten 4 ay sonra da (yani şuan) yeni bir dal çıkarıyor, çiçek açacak şapşirik. Ona ve hani şu yaprakları akşam toplanan mor çiçeğime kuşların vitamininden biraz damlattım. Bununla bir alakası olamaya da bilir gerçi ama canlı canlıdır,vitamin vitamindir. (anlamsız aforizmalar)

AA en son olarak da sinemada 2 kere izlediğim Bohemian Rhapsody filminden bahsedeyim. İlk izlediğimde ilk yarısını çok beğenmemekle birlikte ikinci yarıya bayılmıştım. Kabul ediyorum bunda Queen sevgimin payı büyük,objektif olamıyorum. Bohemian rhapsody benim ilk dinlediğim yabancı şarkı ve bir müzik parçasının bana böyle garip şeyler hissettirdiğine çok şaşırdığımı hatırlıyorum.
Bazı filmlere kanım o kadar ısınıyor ki üç-dört kere izleyebilirim.Bu film de öyle oldu. Malum ortamlara düşünce birkaç kere daha izlerim hatta.

Bugünlerde en çok dinlediğim şarkıyı bırakıp kaçayım.

Güzel Pazarlar ^.^


Queen-Love of my Life. 

15 Şubat 2018 Perşembe

Afrika atasözleriyle hayatıma yön veriyorum

Merhabalarr

tatil dönüşü okul başladı ben de yazmaya vakit bulamadım. Sonra da buldum ama üşendim.  Ücretsiz netflix aboneliği aldım ondan belgesel dizi bakıyordum.Ama uzatmayı düşünmüyorum aboneliği ,çok az kitap okudum bu sıra yeter. onun dışında, ders seçimi yaptım ve başladım derslere bakalım nasıl bir dönem geçecek. şuan motive olmuş durumdayım. VEE yogaya başladım sonunda, her akşam yapmaya çalışsam da iki akşamda bir falan yapıyorum. Youtubeden video izleyerek. düzenli yapsam daha fazla faydasını görürürüm herhalde ama şuan da iyi esnedim . Kitap fuarı başlayacak aşırı heyecanlıyım bu konuda. çok sevdiğim ve heyecanla beklediğim bir yazar yok. çünkü çok sevdiklerimin büyük kısmı ölü. ama olsun sahaf festivali varmış ilk günden gidip kapmak lazım güzel kitapları. hayat da güzel,ben sorulara geçeyim hemen

3.hafta: Daha sık yapsam dediğiniz 5 şey

  • Kitap okumak
  • yoga yapmak
  • almanca çalışmak
  • tiyatroya gitmek
  • sağlıklı beslenmek

4.hafta:Şu anda pencerenizden görünen manzara nasıl 

Fotoğraf çekmeye çok üşendim biraz betimleyeyim. kocaman bir parkın kıyısında oturuyorum. odamdaki 2 pencereden birine bakınca o parkın yanındaki iki şeritli yol görünüyor. yolun üstü parkın arazisi,sık ağaçlar var. değişimlerini izlemek çok güzel, şuan uyuyorlar mevsimden dolayı. diğer pencereden bakınca yine parkın bir kısmını ve yandaki apartmanın fıstık yeşili boyasını görüyorum. çok güzel değil bu yüzden daha çok çiçek koydum güzelleştirdim orayı.

5.hafta : Hayatınıza yön veren bir alıntı 

Çok saçma gelecek ama sınav dönemi bu şiiri çok ciddiye alıp , güzelce yazıp dolabıma asmıştım sabahları okuyordum. Beni motive eden bir tarafı var. (hangi tarafı diye sormayın gerçekten bilmiyorum)

'' Afrika'da her sabah bir ceylan uyanır,

En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa öleceğini bilir.

Afrika'da her sabah bir aslan uyanır,


En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.


Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur.


Yeter ki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin ''


 
diğeri de
'' Sürekli geçmişe bakma,O yöne gitmiyorsun ''
-Robin Sharma
Hayatımın bir dönemi geçmişe takılıp kalmıştım. Bu da bana iyi gelen bir cümleydi.

6.Hafta : Bu haftanın en güzel hadisesi

Bu hafta çok güzel geçti ya. Dün sevgilimle şarap içip film izledik, normalde de yaptığımız bir şey mesela ama her zaman güzel. keşke bunu yazmak için haftanın sonunu bekleseymişim. Neyse pazara kadar daha müthiş bir şey yaşarsam düzenlerim yazıyı.

7.Hafta : Sizi endişelendiren bir şey 

Yeni olan çoğu şey beni endişendiriyor. Ankara'da yaşamak beni endişendiriyor. Toplu taşıma, özellikle dolmuşlar konusunda gerginim mesela. Herkesten, sıhhiye dolmuşunun okulumun önünden geçtiğine dair cümleler duyuyorum ama üç yıldır denemedim bunu. otobüsle gidip yürüyorum on dakika. memnunum da. mezun olana kadar denemem muhtemelen.

----

yetiştim sorulara yehuu. ve çok uzun oldu gibi geliyor,daha da uzatmadan şarkıyı koyup kaçayım.



bu hafta çok dinledim bu şarkıyı.
iyi akşamlarr 

14 Ocak 2018 Pazar

yolculuk var yehuu

Heenloo

yolculuk öncesi gündeyiz. yehu. içimde saçma bir heyecan var. Hava harika , yağmurlu gri bir pazar günü , canım ankara ya. Böyle havalara aşığım. bütün günü camdan dışarı bakarak kitap okuyup kahve içerek geçireceğim. sınavlar bitti. birinden kaldım galiba amaan elimden geleni yaptım işte yoğun bir dönemdi.

true detective indiriyorumm bakalım nasıl bir dizi. sevgilim, bir katil var ve sanatsal öldürüyor dedi say no more dedim ve indirdim. bu kadar bilgi yeter ,heyecanlıyım diziye başlayacağım için.

genel olarak güzel bir okul dönemiydi her zamanki gibi hızlı geçti. yazacak da bir şeyim yokmuş. gidip geleyim de anlatırım. Yeni Challange varmış Mina hanımın blogundan aldım. hemen ilk iki haftayı cevaplayayım.




1- Neye minnettarsın?

Öncelikle aileme. Beni her zaman desteklediler,bu yüzden pişman olduğum şey yok denebilir. Böyle bir ailede yetiştiğim için gerçekten şanslı sayıyorum kendimi. Sonra, başta sevgilim olmak üzere hayatıma girmiş  herkese minnettarım.- klişe geliyor- bazıları canımı acıtsa bile şimdi olduğum insan olmamı sağladılar. bir sevgi kelebeği olduğum için bu soruyu her şeye minnettarım olarak cevaplıyorum.

2-Evim dediğiniz yer hakkında yazın

hımm. her köşesinde yatmaktan rahatsızlık duymayacağım bir yer evim. gerçek anlamda evde beni mutsuz eden değiştirmek istediğim hiç bir şey yok. özellikle odamdan bahsedeyim. duvarlar uzun süredir mavi ve bu beni mutlu ediyor. önceden 3 kuş 2 bitkiyle paylaşıyordum odamı ponçiğin gidişiyle bu sayı azaldı. biraz minik ama huzurlu bir yer. gelecekteki evim de minik ama huzurlu, mavi duvarlı ve bol kitaplı ve kedili olur umarım.

---

bu kadar yeter şarkı bırakıp çanta hazırlamaya gideyim.



iyi haftasonlarıı

10 Ocak 2018 Çarşamba

Look into your heart and you'll find love love love love

merhabaaa

çay kahveyi hep bir yerlere koyup unutuyorum. sonra da soğudu diye üzülüyorum. bu sefer bırakmadan elimde tutacağım ve sıcacık içeceğim,hadi bakalım. Bu satırları tek elle yazmaktayım.

sınavların büyük kısmı bitti teki kaldı. hava da gri ve soğuk biraz tatil yapayım dedim. sabahtan beri dinleniyorum. seven samuray filmini izleyecektim çok uzun bir süredir aklımda. üç buçuk saatmiş üç güne böldüm. Bir saatini izledim bugün. ben de böyle bir sinema katiliyim ne yapalım.

günün gereksiz bilgisi: para ve ders sohbetlerinde aşırı canım sıkılıyor

insanlar konuşurken camdan dışarı bakarak onaylamak ve bitmesini beklemek geçiyor içimden. ne olacaksa oluyor işte böyle şeyleri konuşmaktansa sanat konuşalım,yemek konuşalım ne bileyim hayvanlardan konuşabiliriz. öyle işte konuşmaktan da sıkıldım. sevgilim yüzünden aşırı empati yapan biri haline geldim benimle de konuşulmuyor. tam dedikodu dönecek, olsun onun da kendince sebepleri vardır kötü niyetli değildir diyorum.sonra insanların gözlerindeki o pırıltının sönüşü ve konunun kapanışı. ay insanlardan da sıkıldım zaten. tatile gidince yoga yapıp kitap okuyacağım kendimi resetlemek için. internete de çok az zaman ayırmaya karar verdim. bakalım.

dorian gray'in portresine başladım. muhteşem tespitler ve betimlemeler var. kadife bir örtüye gözlerim kapalı dokunuyormuşum gibi hissediyorum kitabı okurken. umarım mutsuz biter de en sevdiğim kitaplardan biri olur.

İyi tatillerr, gitmeden yazarım yine


* Günün tatlış şarkısı *

6 Ocak 2018 Cumartesi

soğuk havalar ve 2018 kararları

henloo

canım bir şeyler izlemek ya da okumak istemedi geldim buraya yazayım dedim. gereksiz bilgiyi yazının en başında vereyim

#yılbaşı doğum günü gibi günlerde bir ay öncesinden heyecanlanmaya başlayıp çok çok azında beklediğim kadar mutlu olabiliyorum

 Yani elimde değil aslında karakterim böyle. hatta çok da kötü olduğu söylenemez.totalde heyecanlandığım günlerin mutluluğu o günün mutluluğunu geçiyor. ama bırakmak istediğim bir şey bu. Yılbaşı gününü anlatayım. özetle feci kötü bir gündü. sabah muhabbet kuşum ponçik öldü. Sonra moralimi düzeltmek için biraz yürüdüm sinemaya gittim kendime hediye aldım ama bir kere üzülünce o günü toparlaması zor oluyor. akşamına da ağlayarak yukarı bak filmini izledim. o film de beni hep ağlatıyor ama kanalı değiştirmek çok güçtü. öyle geçti o gün. mutlu olmak için bir şeyler yapabilirdim elimdeydi ama seçmedim. Bir yandan da özel günlere heyecanlanmayı bırakırsam benliğimi de bırakmış olurum gibi geliyor. bu gibi bunalımları atlayıp 45 yaşımdan devam edebilsem keşke ergen ruhumdan sıkıldım. Neyse haftanın geri kalan günleri de ders çalışıp finallere girdim. Artık bitmesini bekliyorum tatile ihtiyacım var.

Biraz da yeni yıl kararlarımdan bahsedip kitap okumaya gideceğim artık.

daha sağlıklı beslen(yanımda su,meyve ve kuruyemiş taşımaca)
yoga yapmayı öğren
almancanı geliştir
imdb top250yi bitir (50sini izlemişim, en uygulayacağım karar bu herhalde)
ortalamanı üçe çıkar. ( aşırı önemli değil bu aslında ama derslerle de alakalı bir karar alayım dedim )
10 yazarın bütün kitaplarını oku. (bu az olmuş da olabilir yıl içinde değiştiririm belki)
15 konsere git. (hadi bakalım)
15 şehir gez  (hadi bakalım x2)
--

son ikisi meydan okuma gibi oldu çünkü gittiğim konser sayısı 3(galiba) , gezdiğim şehir sayısı da 3 4 falandır :D evet ev kedisiyim ben. göreceğiz 2018 sen mi büyüksün ben mi. (sen) .



bu tatlış şarkıyı da bırakayım buraya, iyi gecelerr