20 Kasım 2020 Cuma

Olmayan/Bitmeyen

 Bloggerların genelde kullandıkları *olan-biten kalıbıyla dalga geçmek bu başlığı seçtim. 

Çok pozitif bir ruh halinde değilim ama yine de yazacağım bir şeyler. Böyle böyle geçecek çünkü bu günler de. Önce olumsuz şeylere bir değinelim de devamına bakacağız. Geçen akşam bir iş görüşmesi telefonu aldım. İngilizce testi ve kimya testi yollayacaklarmış. Tamam dedim havalı ve kendime güvenli bir ses tonuyla.Sonrasında 10 dk halıda uzanmam gerekti nabzımı düzenlemek için (şaka) (biraz). Sonra yolladılar dapdandik bir ingilizce testi. Google docs diye bir site var ya bir etkinliğe katılacaksanız soruları cevaplıyorsunuz falan. Böyle bir siteye 50 soru yazmışlar. Abartmıyorum bir sorunun şıkları 
a) Till
b)Untill
c)since
d)then mi ne bunu hatırlamıyorum tam.
Neyse çözdüm pıtpıt. Sonra kimya testi. Analitik kimya sormuşlar salladım bir çocuğunu bazı şıklar 6'dan büyüktü mesela küçük olanı seçtim.Böyle çakallıklar. Bunca şeyi neden anlattım. Dapdandik testlerin sonucu için dapdandik şirketten arandım. Ve  ayaküstü 25 dk mülakata girdim. Ve heyecandan bir ara sesim içime kaçtı ağlıyormuşum gibi oldu. Düşününce komik ama yaşayınca o kadar değildi ki sldkaj. Kadın en başta ingilizce testiniz ama ama kimya kötü neden böyle dedi. Analitik kimyayı 3 sene önce aldım diyemedim. Böyle bir şey zaten hayatta gelmez aklıma. Kendimi beş yıl sonra gece 04.35de sorgularsam ancak ulaşırdım bu cevaba.Olayı sevgilime anlatırken neden böyle demedin diye sordu. Kendimce mantıklı bir cevap vermiştim. Mezun olalı yaklaşık bir sene oldu unuttum dedim. sakfjaslşjflş O andan itibaren rahatlamam gerekiyordu nasıl olsa alınmam bu işe diye ama heyecanım katlanarak devam etti. Bir yerde nefes nefese şeyi anlatıyordum. Labda grup arkadaşlarım deney verilerini tekrarlamak istememiş hocayla görüşmeye gitmişim falan. Neyse ki hayal gücüm geniş. Keşke inandırıcı bi ses tonuyla desteklebilsem... :D Bir yerde pH sordu yine uzun bi saçmalayış. Neeyse özet olarak bi daha aranmadım ve küçük bi telefon fobim oluştu. Büyük fobilerimin yanına bir eşantiyon olarak düşünebiliriz. Hoş geldin çalan telefon fobisi bebek. 

İkinci olarak, yüksek lisans tam hızıyla devam ediyor. Okula gidip bir hocayla görüştüm ilaç milaç çalışmak istiyorum dedim. Biraz da övdüm kadını.. Neden beni seçtin diyorlar çünkü. Neyse iş konusuna geldik. İşsizim dedim. Hmmm dedi.Sonra şehir dışında iş bulursam zor olacağını söyledi. Ankarada bile zor oluyormuş deney yapmak falan. Ne yapayım diyemedim. Bir yolunu bulurum dedim kaptım bir imza. Şimdilik minik bir sorunu çözmüş oldum. Bundan sonrası gelecekteki senanın derdi. 

Üçüncü olarak; haftaya sınavlarım var. Ve ders çalışmaktan kaçmak için tavuk ayıkladım, pişirdim. Bir başkadır'a başlayıp bitirdim. Queens gambit izledim. Şimdi de the boys a başlıyorum. HİÇ özlememişim bu 'sınava çalışmam gerek' psikolojisini. 

İyi şeylere gelirsek; hayattayız,bu da bir şey.
Ben bir kahve pişireyim.

3 Kasım 2020 Salı

Dertli Kangal

 Merhaba, ne yazacağımı bilmediğim için birkaç fotoğraf koymak istedim önce. Didim'de yaşadık İzmir depremini. Kolay değil ya, unutmak istiyorum hemencecik.  Umarım ( hiç sanmıyorum ama) bir şeyler öğrenebilmiştir insanlar. Neyse bunlar da geçecek, geleceğiz güzel günlere. Umudu kaybetmek yok.