27 Ekim 2016 Perşembe
14 Ekim 2016 Cuma
Yalova teknik gezisi ve bir takım diğer olaylar
Selam, uzun bir aradan sonra yine ben? Yazın internetsiz illere gitmem,mesela Didim, yoğun olmam ve bilimum şeyler yüzünden yazamadım.Sizin de eksikliğimi hissettiğinizi sanmıyorum.Ben bile hissetmiyorum eksikliğimi,siz nasıl? şaka şaka. Neyse konumuza dönersek. Güzel bir yaz tatili oldu benim açımdan. Komşunun aramızda dört yaş olan kızıyla takıldım. İş görüşmesinde kardeşin mi bu diye soruldu kıza, bana bakarak. Evet teyzeler üniversite ikiye gidiyorum,gerçekten,demekten bıkıp lise bire geçtim muhabbetleri yapmam... 'Eski bir arkadaş' ile çok çok saçma bir münasebet yaşamam.Detaylara girmek istemiyorum.Özet olarak feci saçma bir olaydı.Pişman değilim. Bisikletimi bir türlü tamir ettiremedim,inanabiliyor musun Sevinç? patlak tekeriyle iki tur attım sonra düştüm ve binmedim bir daha. Ankarada aynı mahalleden arkadaşım da gelmişti eve gitmeye üşenip onlarda kaldım sık sık.Ve kaldığım vakitlerde hep hamam böceği gördüm.İnanılması güç çünkü onların aylardır görmediği böceği kaldığım her sefer gördüm.Belki de gördüğüm eskiden görüp başkasına öldürttüğüm bir böceğin amcası ya da dayısıydı ve intikam almaya Didim'e kadar gelmişti.Olabilir.Bence öyle.Şuan güzel bir kahve içmek isterdim fakat demir ilacı kullanıyorum.Bitki çayı falan içeceğim herhalde. Neyse. perşembe gün ,teknik gezi niteliğinde Yalova'ya gidecektik. Laboratuvar dersinden çıktım.Okulda kimse de kalmamış.Üst kata gidip boş bir amfide telefonumu sarja taktım.Uyuyayım biraz diye düşündüm ve yattım öyle. Birbuçuk saat sonra amfinin ışığı yandı kafamı kaldırıp samara gibi baktım gelene ahaha. Korktu tabi defterini almaya gelmiş çocuk. Güldüm baya özür dileyip çıktı. Sonra arkadaşım geldi beni aldı kızılaya götürdü.Gitmek istemiyorum.Hiçbir şey istemiyorum. Evde oturcam . Hayır. diye otobüse binmek istedim. Saçmalama biraz bira içelim sonra konuşuruz bunları dedi.Bira içtik ve ikna oldum ahah. Sonra yan tarafta ingilizce konuşan üç kişiye kurabiye verdik yer misiniz diye.Bizi masalarına davet ettiler. Hemen bira ısmarlandı, yine hayır demedim,çünkü hayatımda biraya hayır demem.Nerelisin dedim afro-amerikanım dedi afro-amerikan bey.Sonra rusyada doğdum ama dedi.Fazla kurcalamadım :D Öğretmenmiş burada.Diyarbakırlı bir kadınla evlenmiş.Seneye New York a gideceklermiş. Hayat garip hakikaten. Sen ne yapıyorsun dedi. 'i m gonna be engineer' dedim. 'How fucked up you are?' dedi.ahahahha gerçekten hayatımda aldığım en yerinde soruydu bu. Neyse iki saat sohbet ettik,Çok eğlendim.Hesabı da ödetmedi, Evine davet etti falan karısı güzel yemek yapıyormuş.Neyse onbir buçukta okula geldik. diğer arkadaşlarımı da gördüm.Otobüse binip yola çıktık. Gamsız olan arkadaşım iki tane koltuğa yattı ve uyudu bütün gece. Ben the smiths dinledim,Ay vardı onu izledim.Çaprazımda oturan beyefendinin parmakları bayaa güzeldi ona baktım biraz uyudum, Sabah deniz kıyısında kahvaltı ettik kedi köpek sevdim. Akkim fabrikasını gezdik. Hoşlandığım bey karşıma oturdu ve ben yemek yemeyi unuttum. Hakikaten. Uzun süredir bu kadar salak hissetmemiştim. Yiyemedim.Sohbet ettik biraz. Tamam çok yazmışım gidi geliyor.Özet geçeceğim buradan sonrasını.Ankaraya döndüm.Senelerdir almayı reddettiğim (niye reddettiğimi bilmiyorum) metro kartını aldım.Aiesec ankara mülakatına katılıp geçtim. Yarın da basket maçına gideceğim.Hayat güzel gidiyor gerçekten.Bakalım neler yaşanacak.
Bu shiba inu'yu da kendime benzettim resmini atayım dedim =)
İyi akşamlar.Kendinize dikkat edin çok.Öptüm.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

