Feci canımın sıkıldığı bir pazar günü blog yazmayı özlediğimi fark ettim. Yazacak birkaç şeyim var o yüzden hızlıca yazıp kaçayım.
Okulun 3,78.döneminde falanım şuan ikinci,üçüncü ve dördüncü sınıftan dersleri alıp nahoş bir potpori yaptım.Ve gerçekten , bu üniversitelerin sistemini anladığım bir yıl oldu. bazı derslerin ikide bazılarının da üçüncü sınıfta alınmasının bir anlamı varmış ahaha mantıklı değil mi. Her neyse bir şekilde biraz ezber biraz çalışmayla halledebiliyormuşum gibi gözüküyor. Sınav sonuçlarım geldiğinde belki güncellerim yazıyı (muhtemelen güncellemem). Bugün güzel bir gün olacağa benziyordu. Sabah kahvaltıdan sonra Yetenekli dr Pol izledim ve hastalığı yüzünden uyutulmak zorunda kalan 12 yaşındaki kediye ağladım. Sonra da doğumda çok acı çeken ama yine de yavrusu doğunca gidip onunla ilginenen ineğe ağladım. Bu program benim için ağlama seansına dönüşmüyor normalde ama pmsken izlemek böyle etkiler yapıyor. Hiç izlemediyseniz aşırı tavsiye ederim dünya üzerinde tanımadan bu kadar sevdiğim çok az insan var. Diğer bölümlerin başlayacağı saate de alarm kurdum böyle bir bağlılık bu.
Sonrasında düdüklüde haşlanan yaklaşık üç kilo acı biber,domates,kapya biber karışımını kevgirden geçirip kaynattım. Kütle transferi dersi kadar acı ama ondan daha lezzetli müthiş bir sos oldu. Kıvamını ve miktarını çok sevmedim ama. Biberlerin çekirdeklerini çıkarıp rondodan geçirsem hem daha çok sos elde ederdim hem de ekmeğe sürülebilir olabilirdi diye düşünüyorum. Bu haliyle de sürülebiliyor ama tutunamıyor. (aynı benim gibi)
Son olarak hayata tutunma enerjisiyle beni şaşırtan orkidemden bahsedeceğim. Böyle bir azim görmedim. Bütün çiçeklerini korumaya çalıştı. Döktükten 4 ay sonra da (yani şuan) yeni bir dal çıkarıyor, çiçek açacak şapşirik. Ona ve hani şu yaprakları akşam toplanan mor çiçeğime kuşların vitamininden biraz damlattım. Bununla bir alakası olamaya da bilir gerçi ama canlı canlıdır,vitamin vitamindir. (anlamsız aforizmalar)
AA en son olarak da sinemada 2 kere izlediğim Bohemian Rhapsody filminden bahsedeyim. İlk izlediğimde ilk yarısını çok beğenmemekle birlikte ikinci yarıya bayılmıştım. Kabul ediyorum bunda Queen sevgimin payı büyük,objektif olamıyorum. Bohemian rhapsody benim ilk dinlediğim yabancı şarkı ve bir müzik parçasının bana böyle garip şeyler hissettirdiğine çok şaşırdığımı hatırlıyorum.
Bazı filmlere kanım o kadar ısınıyor ki üç-dört kere izleyebilirim.Bu film de öyle oldu. Malum ortamlara düşünce birkaç kere daha izlerim hatta.
Bugünlerde en çok dinlediğim şarkıyı bırakıp kaçayım.
Güzel Pazarlar ^.^
Queen-Love of my Life.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder