19 Ocak 2017 Perşembe

Hepimiz uzaylı değil miyiz?

Hai hai hai again.

geldik challange'nin üçüncü sorusuna . Şu, Hayatın bir kitap/film olsa türü ve adı ne olurdu?

Önce kitap sonra da filmi yazayım. Zaten sınavlardan kaçıyorum şuan bolca vaktim var. Çavdar tarlasında çocuklar tarzı bir roman olurdu herhalde.Ciddiyetsiz,kafası karışık bir roman kahramanının aklına eseni yapması. bilemiyorum. anlatacak çok az şeyim var.Muhtemelen elli sayfa falan olurdu.Güzel tasvirler yapabilirim ama. Aşık olduğum zaman yazdığım günlük yazıları bugün bile hoşuma gidiyor.  Mina Urgan'a çok özeniyorum mesela ama onun hayatının dörtte birini yaşamadım daha. Umarım seksenlerime geldiğimde öyle muhteşem yaşanmışlıklarla dolu kitaplar yazabilirim. Günlüğümün adı Gons, bir anlamı yok. Kitaba da böyle anlamsız hoşuma giden bir isim verebilirdim.

Filme gelecek olursam. Aslında müthiş bir film izleyicisi değilim. Fazla uzun geldiği için bolca dizi izliyorum. Ama türü kara mizah olabilirdi, çünkü ne zaman saçma bir olay yaşasam iyi taraflarına bakıyorum. Bu biraz deliliğe işaret ama karanlık tarafa odaklanınca geçmiyor hayat. soluk mavi nokta güzel bir isim. Carl Sagan beyefendinin müthiş konuşmasından geliyor. Hayatımı anlatan film için de uygun olabilir, yine pek iddalı olmadı,olsun.

David Bowie dostum eşliğinde uzay vatandaşlığı başvurumu yaptım. Ben gideyim artık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder