2017'ye özel bir beklentiler yazısı yazmak istemedim.yalnızca küçük bir özet yapacağım. Hayatımın en aklı başında,aynı zamanda da tam tersi yılıydı. Kendimi geliştirdim büyüdüm, biraz akıllandım. açık bir kitap gibi olmaya karar verdim mesela. neyin ne olduğunu önemsemiyorum. içimde kalan şeylerin ağırlık yapmasından sıkıldım. bir süre de böyle yaşarım.
2016 yılının özellikle hazirandan sonrası harikaydı. Hayattan gerçekten keyif aldım. ülkemiz için iyi gelişmeler olmuyordu ama zaten takip etmiyordum. bedenimi kuma gömüp denizi izledim saatlerce. bunu anlatamam ama içimde büyük sıkıntılar oluşturuyor bu ülke. her şeyiyle.
her neyse. sonra okulun ikinci sıfının birinci dönemi geldi. ve bitti. yani tam olarak okuduğunuz sürede geçti diyebilirim. çoğunlukla eğlendiğim, bir parça üzüldüğüm ve HİÇ ders çalışmadığım bir dönemdi. iştahın varsa yemek ye, enerjin varsa koş, ders çalışmak istemiyorsan da çalışma. mottom bu. her şeyi koşa koşa yaşamaktan sıkılıp sakinleşmek istedim. benim için bir şeyin tadını çıkarmak sessizlikle ve yavaşlıkla mümkün. şu aralar sessiz bir şekilde oturup dışarıyı izlemek çok iyi hissettiriyor mesela.
öyle işte. 2017nin ilk anlarında uyuyordum . canım sıkılmıştı erkenden içmeye başladım. sonra kustum ve sonra da uyudum. pek eğlenceli olmadı ama pişman da değilim. geceyi 0 vukuatla atlatmış olmam müthiş. ne kadar içersem içeyim bir şekilde aklım başımda kalıyor galiba. 3 saat sonra uyandım. kalkıp su içtim kahve yaptım. ailem geldi o sıra sakince onları karşıladım geceyi nasıl geçirdiklerini dinledim falan. sonra haberler.. yukarıda , bu ülkede yaşamanın içimde nasıl büyük bir sıkıntı yarattığından bahsetmiştim. her geçen gün daha zor daha zor...
Bu arada sherlock ve doctor who'nun christmas bölümlerini izledim. doctor who kalbimi eritti. o kadar özlemişim ki. ve river öldüğü için o üzgün tavırları. üzgün karakterileri ruhuma yakın buluyorum. umarım doctor bir parça üzgün kalır hep.
sherlock ise tam olarak istediğim gibi bir bölümle geri döndü. kabul edelim beklentileri yüksek biri değilim.
bir de naked isimli filmi izledim. 1993 yapımı. içinde uzun ince bir adet David Thewlis barındıran.. Başkalarına rahatça önerebileceğim bir film değildi, ama -sanırım- 80.dakikalarda güvenlik görevlisi ile diyalog müthişti. gerçekten ufuk açıcı bir konuşmaydı. şapşik bir fotoğraf koyayım.

benden bu kadar. dün mağazada kısık sesle çalarken duyduğum aaaa damien rice çalıyor diye atladığım ve muazzam duyma yeteneğimle arkadaşlarımı şaşırttığım (swh) şarkıyı bırakıyorum . şarkıyı barındıran closer filmi de hoşuma gitmişti çünkü Clive Owen beyefendiyi de sevmekteyim. şarkını sonundaki 'till i find somebody new kısmı favorim. insan ilişkilerini bu kadar abartmamak gerekiyor,gerçeklik bu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder