21 Mart 2016 Pazartesi

Liberal Arts

Selam, Birkaç günü keyifsiz ve paranoyak bir şekilde geçirdim.Bugün biraz daha iyiyim,Bir şekilde alışıyorsun,insanların da süper gücü bu.Alışmak ve unutmak.Bir süpergücün olabilse,ne olmasını isterdin? Ben görünmez olmak isterdim .İnsanlardan hiç bir beklentim kalmadı çünkü.Uçmak, gözlerden ışın çıkarmak bir anda yeşil olmak falan,insanların hayatını kurtarmak isteğini geride bıraktım.Kendi çapımda bir kurtuluşa erişsem kafi.Diyeceksin ki,zaten insanlar seni görmezden gelmiyor mu,sorun ne? (retorik tabi bu, bunu demeyeceksin galiba) Ben de derim ki. Bazen canımı sıkıyor bu durum. Görünmez olsam, en azından beni görmezden gelme olayını insanların elinden alabilsem daha mutlu olurdum sanırım. Beni eksik anlamaları,daha kötüsü yanlış anlamaları korkusu geliyor bazen.Tam cümlenin ortasında mesela. Bir şey demeye hazırlanmışım.Bazen çok düşünürüm ne söyleyeceğimi.Konuştuktan sonra da düşündüğüm oluyor ama konu bu değil.Neyse.

Dün şirin bir film izledim.Sana da bahsedeyim biraz, Liberal Arts ismi.How I met Your Mother'daki ted abimiz oynuyor.İtiraf edeyim HIMYM'ı sonuna kadar izlemedim.Hep friends ile karşılaştırdım ve biraz biraz izleyip bıraktım.Ama Josh Radnor'u hep sevdim Mütevazi,eğlenceli kendi çapında biri gibi gelmişti hep.Ruhuma yakın.Bu filmde de öyle. Bir adet sakallı,daha da büyümüş Ted Mosby ve ondan 16 yaş küçük bir üniversite öğrencisi kız içeriyor.Tam olarak olması gereken gibi bakılmış ilişkilerine.Fazla spoiler vermek istemiyorum.Ve şöyle de bir hippi-vari karakter var. =)


Film,olması gereken yaşta hissetmeyen karakterler barındırıyor, Bu dostumuz da onlardan biri;



Kim böyle düşünmüyor ki?



Çok büyük beklentiye girmeden izlenirse beğenilecek bir film.Umarım seversin.
Ben Oğuz Atay okumaya dönüyorum.

İyi Öğledensonralar =)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder